YAZARLAR

Bir kaç kırık dökük kelimeye sığmayacak kadar büyük teşekkürüm var benim…

Yaşadığın hayat sana bir şeyler anlatır hep. Sen halet-i ruhiyyen çerçevesinde değişen bir biçimde bunu fısıltı ile çığlık arasında duyarsın. Benim gibi korkak adamlar ise yaşadığı hayatı kendisinin hayatı değil de ait olduğu hikayenin bir karakterinin gözünden anlamayı ve anlatmayı seçerler. Belki de bu yüzden bu kadar teşneyim bu yazma çizme işlerine kim bilir? Hülasa; gelelim şu satırları karalama sebebimize… Ocak ayından beridir hayatımı(zı)işgal eden çok emek verip çok kafa patlattığımız bin-bir fedakârlık ile hayata geçirdiğimiz bir filmimiz var bizim. Adı “Bir Denizcinin Doğum Günü” az evvel ilk festival müracaatımızın kabul olduğuna dair bir elektronik posta almış bulunmaktayım. Ziyadesiyle mutluyum ve birkaç ismi bizzat zikredip teşekkür etmez isem bu gün ölsem gözüm açık giderim. Öncelikle bana ve dahi kendisine inanan koca yürekli, koca akıllı, koca fikirli adam; Kaptan Erol Aydın. Yapımcımız: Rızkından, emeğinden, işinden artırıp çalışarak bir kenara koyduğu ve bence dünyanın en değerli sermayesi olan mesaisinin karşılığı aldığı maaşlarından yaptı filmimizin finansmanını. Hem de en iyi, en zarif en tok gözlü ve en müşfik haliyle. Sağ olsun var olsun bu hayat ona hep vermek istediğinin misli misli fazlasını nasip etsin. Senin gemin hayatta karaya oturmaz be kaptan sen hadi de çalı çırpıdan sal yapar Atlantik’e açılırım inan. Zerre de korkmam bilirim ben de tayfanın gerisi de emin ellerdedir. Sevgili Eşim Eda Özdemir; Neredeyse aylardır ev kirasını bile umursamadan başka hiçbir iş yapmadan kapanıp bu işi yapmama destek olduğu ve filmimizin bir sahnesine ruhuyla can verdiği için. Seni seviyorum teşekkürler aşkım. Ergun Kuyucu, dostum, en büyük fırtınayı kendi içinde yaşayıp direnirken; bize sakince rüzgârın tadını ve manzaranın heyecanını yaşamanın keyfini sunan; “sıfır sıkıntı” yaşatan adam. O kendisi tevazuundan sebep pek dile getirmese de çalıştığım ve de tanıdığım en müthiş en “oynamayı değil bizzat o olmayı becerebilen” üst klasman oyunculardan biri hatta birincisi. Sağ ol be benin benden bir yaş küçük ağabeyim sağ ol var ol hep. Kadriye Çetinkaya, Ah be güzelim, eh be canım, ah be annem sen değil misin oynarken adamı kendi yazdığı, kendi yarattığı karakterin, kendi elinden çıkmış kelimeleriyle salya sümük ağlatan. Tükettin bak kelimeleri şimdi ben seni nasıl anlatırım? Yüreğin kadar yaşa desem sana binlerce yıl yaşarsın inan. Sağ ol bi-tanem sağ ol canım arkadaşım. Orhan Milli, Bakmayın soyadına Türk Fransız ortak yapımı bir insandır kendisi lakin iş insan olmaya, dost olmaya, adam olmaya ve dahi kardeş olmaya en çok ta insana omuz veren halden bilen yoldaş olmaya geldi mi hiç Fransız kalmadı kendisi. Onsuz bu iş olmaz, olamazdı. İltifat değil gerçekten o olmasa bu iş te olmazdı. Hep yanımda yöremde ol yiğidim aslanım. Seni seviyorum. Cem Kılıç, Kardeşim, dostum, arkadaşım, akıl ortağım, hocam, öğrencim, sırdaşım, yandaşım, candaşım. Aklını hayata bakışını, boş verişini, aklını fikrini sevdiğim arkadaşım. Senelerce hayalini kurup da iş yapmaya gelince bir şekilde hep geri çekildiğimiz bir işi yaparken ben; herkesten evvel senin gelip yanıma gelip dimdik durup ben buradayım hadi yapalım diyeceğini biliyordum zaten. Beni haklı çıkardığın ve yanımda olduğun için sana ne kadar teşekkür etsem az gelecek biliyorsun değil mi? Ama sen gene de sağ ol var ol. Yüreğin, Cüzdanın ve yatağın hiç boş kalmasın inşallah yiğidim. Mehmet Emin Çandır, Yeğenim, canım, ciğerim sen ne kadar bana uyuz olsan da seninle biz Austin Powers filmindeki “Ben” ve “Mini Ben” gibiyiz. Kaçar, kurtulur tarafın yok ben ölene kadar yanımda olup kıçımı toplamaya öldükten sonra da eksik bıraktıklarım tamamlamaya mecbur olacaksın yok başka şansın. Sağ ol var ol gözüne, kadrajına kurban olurum senin. Hakan Gümüştargaç eski değil eskimeyen dostum. Uzun uzun anlatmaya gerek yok seni de beni de malum bizim gibi kısa adamları anlatmak için uzun cümleleri ziyan etmeye gerek yok. Ice-Berg gibiyiz biz seninle aslında görünen kısma değil görünmeyen kısma bakacaksın. Sağ ol arkadaşım sağ ol dostum eksik olma inşallah. Barış Aryay, Dostum, Emirgan gibisin biliyor musun? Dünyanın tartışmasız en güzel şehrinin en güzel semti gibisin. Hep oradasın, hep varsın, hep yeterli yetenekli ve yardıma hazırsın. Senin bu filme katkın bir film kadar daha büyük bir katkı olacak belli. Bir kaç saniyesi bile yetti anlamamız için. Eksik olma güzel insan, hep ol hep var ol hep şen ve hep SEN ol inşallah. Ülker Su Osmanoğlu, ismi gibi uzun kız, karakterimizin adını söylediği türkü ile var eden kız. Hayat sana senin hayata davrandığın gibi davransın yumuşak ve sakin inşallah. İyi ki varsın. Rojda, İsmail, Deniz ve Okan sizi unuturum mu sandınız? Siz olmasanız muhtemelen biz hala okuma provası yapıyor olacaktık. Hakkınız ödenmez bilesiniz. Koray Şahinbaş, Müfit Aytekin, İlkay Akdağlı, Bekir Çiçekdemir, Alp Özgür Yaşin, Emrah Yılmaz adamlığın insanlığın üniversitesi olsa size birer kürsü tahsis etmek gerekir inanın. Bir telefonla koşup geldiniz ve en değerli şeyinizi yetenek ve emeğinizi verdiniz. Sonsuz teşekkürler ediyorum hem desteğiniz hem de dost kelimesinin anlamına ruhumda yaptığınız katkı için şükranlarımı sunuyorum hepinize. Cansel Kula, Yasemin Sancaklı, Seda Aktuğlu; Siz üç dünya güzeli peşlerinden koşan milyonlarca genç yakışıklı adamı bi kenarda bekletip filmime anlam ve değer katmak için geldiniz ya hayat size anlam ve değer katsın inşallah. Sağ olunuz var olunuz , her daim bahtiyar olunuz inşallah. Gültekin Bayır. 16 Mayıs 2018 06:50