ÜLKER SU OSMANOĞLU

13 yaşında ortaokulda öğretmeninin hazırladığı bir oyunda yer almamak için her yolu denedi. Fakat
kısa boyundan dolayı (şuan 1.75) öğretmeninin zorla palyaço yapması ile sahneye adım attı. Palyaço olmak
istemiyordu ve okulda bulduğu her köşede, bilhassa öğretmeninin görebileceği yerlerde hüngür
hüngür ağladı. Ortaokulda bu yüzden “Ağlak Palyaço” lakabı ile anıldı. Bir daha asla ve asla sahneye çıkmak istemedi. Tek hayali olan F-16 pilotluğu için askeri lise sınavlarına girdi ve kazandı. Savaş pilotu

olmak, hava kuvvetlerinde görev almak istiyordu, fakat mülakatlarda elendi ama yılmadı.
Üniversitede hava kuvvetlerine girmek için daha çok çalıştı. Lise öğretmeni Hamlet’i anlatırken çok
etkilenince ilk radikal kararını o an, o sınıfta, 16 yaşında verdi. Artık tiyatrocu olmak istiyordu ve güçlü
tutkulara sahipti. Tutkularına sahip çıkıp bu konuya yoğunlaştı ve çok sayıda kitap okudu. Artık sıkı bir
tiyatro izleyicisiydi. Kendi başına kurduğu amatör “Tiyatro Değişik” grubu ile ilk tutkusu olan doğaya açıldı ve kamp yapan
insanlara küçük gösteriler düzenledi. Bursa ve Antalya da sokak tiyatroları yaptığında büyük bir otelin
müdürünün daveti üzerine otelde gösteriler yaptı. MSM’de eğitim aldı ancak bu onu kesmedi. Beykent
üniversitesinde oyunculuk okudu ve işletme bölümünü ÇAP yaparak iki bölümden mezun oldu. Salsa ve
bachata eğitimlerinin yanı sıra, çeşitli tiyatro oyunları sergiledi. Web dizileri, kısa filmler (bir tanesi
ödüllü), klip derken sinemaya adım attı. Yönetmen Ahmet Küçükkayalı’nın yazıp yönettiği “Cinayet-i
Aşk” adlı filmde “Halime” karakterine can verdi. Ardından Afyon frig vadisinde çekilen “Umut Avcıları” adlı
filmde “Sedef” karakterini canlandırdı. Başarılı performansı ile göz dolduran oyuncu sinemada ilk
başrolünü Ömer Sarıkaya’nın yönetmenliğini yaptığı “Silent Angel” (sessiz melek) adlı filmle aldı ve
“Zara” karakterini başarıyla canlandırdı. Cannes’da gösterime giren film ile Basın Yayın ve Kültür
Derneği tarafından “Gelecek Vaadeden Oyuncu” ödülüne layık görüldü. Son olarak yönetmenliğini

Gültekin Bayır’ın yaptığı “Bir Denizcinin Doğum Günü” adlı festival filminde “Suzan” karakterine can
verdi. Filmde “Bahçada Yeşil Çınar” türküsünü seslendirdi. Tutkulu yanını annesinden aldıgını söylüyor ve hayatı
geldiği gibi karşılıyor. Doğaya, denize ve yürüyüşe bayılıyor. Birde Fenerbahçe’ye…